Zombiler ve Küçük Muhammed’in Korku Filmi

Mandalina, portakalın küçüğü değildir. Faklı bir yapıdır. Çocuklar da kendilerine has dünyaları olan özel varlıklardır. Boyut olarak bizim biraz küçüklerimiz değildirler. Çocuk masumdur. Çocuk düşer, çocuk kalkar, çocuk öğrenir. Toplum bir çocuğa nasıl davranırsa çocuk da topluma onu verir.

Televizyonlarda cinayet haberleri çıkar. Kınarız değil mi? O hükümlüyü yetiştirenler de o insana “katil” damgasını vuran da toplumun kendisidir. Sevgisiz büyüyen insanlar etraflarına da sevgi vermeyerek olumsuz bir devir daim oluştururlar.

Bu sevgisizlik hatta vicdansızlık haberine kayıtsız kalamazdım.  Televizyonda haberin görüntülerini izlerken çok üzüldüm.

Tarih: 18.09.2020

Yer: Gaziantep’te bir apartmanın garajı

Olay: 9 yaşında bir çocuğun zombilerin saldırısına uğraması.

Çoğumuz, haberlerde kanımız donarak görüntüleri izledik ya da izleyemedik kanalı değiştirdik. O gün ne olmuştu? İki küçük çocuk bisikletiyle sokakta çarpışıyor. Bu iki komşu çocuklarının bisikleti sokakta çarpışınca aralarında tartışma çıkıyor. Biri gidip anne babasına şikâyet ediyor. Muhammed tartışmayı “uzatmadım.” diyor. Her çocuk bisikletiyle çarpabilir, çarpışabilir. Çünkü o çocuktur. Çünkü o bisiklettir. Muhammed, bisikletini garaja koyup evine gitmek istiyor. Küçük Muhammed nerden bilsin iki insan kılığındaki varlığın kendisine pusu kuracağını. Doğru ya o daha bir çocuk. Böyle entrika hesaplamalarını bilemez. Sorsanız Çanakkale savaşındaki düşmanları anlatabilir belki, çizgi filmlerdeki kötü kahramanları, Gargamel’i, Kabasakal’ı, Joker’i… ya da diğerlerini.  Ama vahşetin böylesini hesap edemez ki.  Küçük bir çocuk tahmin edemez ki biraz önce çarpıştığı diğer çocuğun anne babası da arkasından garaja insin, ikisi birden vampir gibi saldırmaya başlasın. Hani mahalle kavgalarında mahallenin bıçkın delikanlılarının meşhur bir sözü vardı. “Teker teker gelin ulan.” Bunlar teker teker de değil. İki koca insan söz de “anne” ve “baba” ikisi birden küçücük bir çocuğa saldırıyorlar. Annesi işten geldiğinde çocuğunun yerde kıvrandığını görüyor sonra kurtarmaya çalışıyor annesine de saldırıyorlar. Ayıp desem günah desem belli ki anlamayacaklar. Peki kendi çocuklarının yüzüne nasıl bakacaklar? Hem kendi çocuğunuza kötü örnek oldunuz, hem masum bir çocuğa işkence yaptınız, hem bir anneyi o görüntüyle can damarından vurdunuz, hem de toplumun dengesini bozanlar kervanına siz de katıldınız.

Nasıl bir merhametsizlik? Nasıl bir vicdansızlık? İkisi birden hunharca çocuğu dakikalarca dövüyorlar. Adam terlikle çocuğun suratına vururken kadın da yerde debelenen küçücük çocuğun saçlarına acımasızca asılıyor. Saç demişken başına bağladığın baş örtüsü İslam dinine ait değil mi? Ellerinle saçını yolduğun çocuğun adı da Muhammed. İslam dininin peygamberi. Kâinatın son peygamberi Hz. Muhammed’in (S. A. V.) adı. Hayatında eliyle hiçbir canlıya vurmamış, çocukların başını okşamayı tavsiye eden, Müslüman olmayan çocuklara da sevgi ve şefkat gösterip bütün çocuklara selam verip güler yüz gösteren, namazda bile sırtına çıkan çocuklar düşmesin diye doğrulmayan bekleyen bir peygamberin ümmeti değil miyiz? Neden toplum olarak şiddete meylimiz arttı?  Hz. Muhammed (S. A. V.), o vahşet manzarasını görseydi ağlardı herhalde. Peki biz neden bu kadar O’nun ahlakından, insan sevgisinden, merhametinden uzağız?

Sizin ki evlat da o ne? Dövdüğünüz o çocuğun annesinin gözlerindeki acıyı gördünüz mü? Hayvanlar bile yavrularını çok seviyor koruyor. Muhammed’in annesinin yaşadığı acıyı kim unutturabilir? Ayrıca görüntülerin öncesinde ve sonrasında Muhammed’in babasını da göremedik. Babasız da olabilir bilemiyoruz. Babasından ayrı da olabilir. Bu daha da kötü bir durum. Bu saldırgan çift bu durumdan mı cesaret aldı onu da bilemiyoruz. Şiddet şiddettir. Yaşlıya, yetime, dula… Koruyup yardım etmek yerine şiddet neden?

Umarım Halil Sezai’nin yaptığı hatanın konuşulduğu kadar bu vicdansızlık da konuşulur. Umarım suçlular cezasını çeker. Hukuk devleti isek hukuk kurallarının da yalnızca sayfalarda değil sahalarda olmasını isteriz. Neden mi? Toplumu çocuklar oluşturur. Bir çocuk hiçbir şeyi unutmaz. Hele yaşadığı travmaları. Hele iki kişi tarafından işkence görmüşse bunu ileriki yaşantısına taşıyabilir.  İnsanlara karşı güvenini yitirebilir, sevgisini yitirebilir. Muhammed bir gün büyüyecek ve bu toplumu oluşturan bir birey olacak.

Üzgünüz Muhammed; ama olayın takipçisiyiz de. Sana bu acıları yaşatanları kınıyoruz. Anlayamıyoruz, kızıyoruz hatta nefret ediyoruz. Tek tesellimiz şu an iyi olman. Ciddi bir kafa darbesi ya da iç kanaman olmaması. Tek ümidimiz suçluların bir an önce gerçek bir ceza almaları.

İnsan olmak görüntüyle olsaydı mağaza vitrinlerindeki o güzel mankenler, robotlar, heykeller de insan olurdu. İnsan olmak erdem ile mümkündür. Erdemli olmak için diplomalara, okullara, paraya, statüye ihtiyaç yoktur. Erdemli olmak için istemek, düşünmek, hesap etmek yerlidir. Allah bütün çocukları düşüncesiz insanlardan korusun.

Elif Çınar 

@elifcinarla

YORUM EKLE

banner19

banner24

banner25

banner29

banner31

banner34

banner30

banner28

banner23

banner27