Altı bölümden oluşan eser, yalnızca bir folklor çalışması olmanın ötesine geçerek Emirdağ’ın köklü geçmişini, sözlü kültür zenginliğini ve toplumsal hafızasını kayıt altına alıyor. Kitapta, Emirdağ ağzından derlenen ağıtlar, türküler, atasözleri ve deyimler; kültürün yaşayan tanıkları olarak sayfalara taşınıyor.
Eserde Emirdağ yöresinin tarihsel serüvenine de özetle yer veriliyor. Friglerden Lidyalılara, Perslerden Helenlere; Bergamalılardan Romalılara, Bizans’tan Selçuklu ve Osmanlı dönemine kadar uzanan geniş bir tarihsel panorama okuyucuya sunuluyor. Ayrıca aşiretlerin iskân süreci ve Millî Mücadele döneminde Aziziye’nin rolü de ele alınıyor.
Kitapta, Emirdağ sevdasını mısralara döken şairler de unutulmadı. Muharrem Kubat’ın “Emirdağı” şiiri ile Şükrü Türkmen’in “Emirdağ” şiiri, esere edebi derinlik katıyor.
Beş sayfalık kapsamlı kaynakçasıyla akademik bir niteliğe de sahip olan çalışmada, Özcan Türkmen’in yıllar içinde derlediği yaklaşık beş yüze yakın Emirdağ türküsüne yer verilmesi ise kitabı benzersiz kılan unsurlar arasında bulunuyor.
Yazar Özcan Türkmen, eserine ilişkin yaptığı açıklamada kültürel mirasın korunmasına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Çalışmalarından alıntı yaptığım veya yapmadığım ama mutlaka yararlandığım değerli araştırmacıları kutluyor, onları takdir ediyorum. Eserin daha kapsamlı çalışmalara kaynak olabilmesi, en büyük arzumdur. Herkesin faydalanması için kitabımın satışı yoktur ve isteyen herkese ücretsiz olarak vereceğim. İyi okumalar diliyorum.”
“Unutulan Kültür Değerlerimiz”, sadece Emirdağ’ın değil, Anadolu’nun ortak hafızasına tutulan güçlü bir ışık niteliği taşıyor. Geleneklerin, inançların ve toplumsal ritüellerin kayıt altına alındığı bu eser; geçmiş ile gelecek arasında köprü kurarak kültürel mirasın yaşatılmasına önemli bir katkı sunuyor.




