Odunpazarı Belediyesi Halk Dansları Topluluğu, Eskişehir’in antik dönemden Cumhuriyet’e uzanan tarihini, efsanelerini ve kültürel zenginliğini destansı bir dans gösterisiyle sahneye taşımaya hazırlanıyor. Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Muharrem Feratan’ın hazırladığı “Eskişehir’in Hikâyesi” adlı proje; Frigya’dan Roma’ya, Nasrettin Hoca’dan Yunus Emre’ye, Osman Gazi’nin rüyasından İnönü ve Sakarya savaşlarına uzanan bir tarih yolculuğunu dans, müzik ve kostümlerle anlatacak.
Eskişehir’in binlerce yıllık geçmişi, efsaneleri, destanları ve farklı kültürlerin ortak mirası, yeni bir sanat projesinde buluşuyor. Odunpazarı Belediyesi Halk Dansları Topluluğunun hazırlıklarını sürdürdüğü “Eskişehir’in Hikâyesi”, kentin tarihini kitapların sayfalarından çıkararak sahnede canlandırmayı hedefliyor. Porsuk’un sularından Frigya uygarlığına, Roma döneminden Battalgazi’ye; Nasrettin Hoca’dan Yunus Emre’ye, Osman Gazi’nin rüyasından İnönü ve Sakarya savaşlarına uzanan gösteri, Eskişehir’in geçmişini dansın evrensel diliyle anlatacak. Projede yalnızca tarihsel olaylara değil, Eskişehir’in kültürel kimliğini şekillendiren göçlere ve farklı toplulukların yaşam biçimlerine de yer verilecek.
Kırım, Balkan ve Kafkas kültürlerinin dansları ve müzikleriyle zenginleşecek gösteride, dönemin hikâyeleri, efsaneleri ve kostümleri aynı sahnede buluşacak. Yaklaşık bir aydır hazırlıkları devam eden proje, Eskişehir’in çok katmanlı tarihini sanatsal bir bütünlük içinde izleyiciyle buluşturmayı amaçlıyor.
“ESKİŞEHİR’İN ZENGİNLİĞİNİ SAHNEYE YANSITMAK HEP HAYALİMDİ”
Projenin fikir sahibi Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Muharrem Feratan, Eskişehir’in tarihsel ve kültürel zenginliğini sahneye taşıma hayalini gerçekleştirmek için yola çıktıklarını belirtiyor.
Hazırladıkları gösterinin kapsamını anlatan Feratan, şöyle konuşuyor: “Hazırlayacağımız gösteri, Eskişehir’in tarihini anlatan; Eskişehir’in geçmişinde yer alan tarihsel hikâyelerini, efsanelerini ve destanlarını sahnede buluşturmayı hedefleyen bir gösteri. Porsuk sularından Frigya uygarlığına, Roma uygarlığından Battalgazi’ye, Nasrettin Hoca’dan Yunus Emre’ye, Osman Gazi’nin rüyasından İnönü ve Sakarya savaşlarına kadar Eskişehir’i var eden bütün hikâyeleri bir araya getiriyoruz. Eskişehir’i var eden göçmen topluluklarını, özellikle 93 Harbi başta olmak üzere Kırım, Balkan ve Kafkasya göçmenlerini, Eskişehir’deki bütün kültürleri bir arada yansıtan bir dans projesi hazırlıyoruz. Bu projeyle Eskişehir’in antik dönemden Cumhuriyet’e kadar uzanan hikâyesini destansı bir dille anlatıyoruz.” Gösterinin yalnızca tarihsel olaylardan oluşmayacağını, farklı kültürlerin sanatsal özelliklerini de yansıtacağını vurgulayan Feratan, “Bu gösteride birçok kültürün danslarını ve müziklerini bir arada yansıtmaya çalışacağız. Döneme ait kostümler, hikâyeler ve efsanelerin hepsi bir sahnede buluşuyor. Umarım çok yakında Eskişehir’e kalıcı, güzel bir sanat eseri bırakabileceğiz” diyor.
Eskişehir’in kültürel birikimini sahneye aktarmanın kendisi için uzun zamandır taşıdığı bir hayal olduğunu ifade eden Feratan, projeyi hazırlama kararını da şu sözlerle anlatıyor: “Eskişehir çok zengin bir kültüre sahip. Bu zenginliği sahneye yansıtmak hep hayalimde olan bir şeydi. Bu nedenle Oktay Hocamla birlikte böyle bir gösteri yapmaya karar verdik.”
DAHA ÖNCEKİ ÇALIŞMALARIN ÜZERİNE YENİ BİR YORUM
Feratan, Eskişehir’in tarihini ve kültürel çeşitliliğini dansla anlatma fikrinin daha önce de farklı projelerle hayata geçirildiğini belirtiyor. 2012 yılında Türk Dünyası Kültür Başkenti kapsamında benzer bir gösteri hazırladıklarını, üniversite bünyesinde de bu doğrultuda çalışmalar gerçekleştirdiklerini hatırlatan Feratan, yeni projede farklı bir anlatım dili oluşturmayı hedeflediklerini söylüyor. Feratan, “Daha öncesinde 2012’de Türk Dünyası Kültür Başkenti kapsamında buna benzer bir gösteri yapmıştık. Yine buna benzer bir gösteriyi üniversite bünyesinde de yapmıştık. Ama güncellenmiş bir yapıda, daha farklı müzikal yapılarda, daha farklı konseptlerde tekrardan seyirciye sunmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullanıyor.
Yeni gösteri, önceki deneyimlerden yararlanırken Eskişehir’in tarihsel anlatısını farklı kültürlerin dansları ve müzikleriyle yeniden yorumlamayı amaçlıyor.
“ODUNPAZARI’NA DEĞER KATACAK”
Odunpazarı Belediyesi Halk Dansları Topluluğu Eğitmeni Oktay Şahin de projenin hazırlık sürecini ve Odunpazarı’nın tercih edilme nedenini anlatıyor. Muharrem Feratan’ın hazırladığı proje üzerinde yaklaşık bir aydır çalıştıklarını belirten Şahin, gösterinin ilçenin tarihsel kimliğiyle güçlü bir bağ kurduğunu vurguluyor. Şahin, “Muharrem hocamızın yazmış olduğu bir proje. Odunpazarı Belediyesi Halk Dansları Topluluğu olarak bir aydır beraber çalışıyoruz. Odunpazarı, Eskişehir’in ilk yerleşim yeri olduğu için bütün hikâyeler, efsaneler burada olduğu için projeyi burada yapmak istedik” diyor. Topluluğun yıllardır sürdürdüğü çalışmaların yeni projelerle geliştiğini belirten Şahin, Odunpazarı Belediyesi Halk Dansları Topluluğunun 2014 yılından bu yana farklı yaş gruplarından katılımcılara eğitim verdiğini ifade ediyor. Şahin, topluluğun çalışmalarını şu sözlerle aktarıyor: “Odunpazarı Belediyesi Halk Dansları Topluluğu 2014 yılından beri küçük yaştan büyük yaşlara kadar çocuk, yıldızlar, gençler ve büyükler olmak üzere farklı kategorilerde eğitimler görüyor. Çeşitli gösteriler, etkinlikler yapıyoruz. Festivallere katılıyoruz. Bu yeni oluşturacağımız dans gösterisi de Odunpazarı’na değer katacak. Biz şimdiden çok heyecanlıyız. Sonucu hep birlikte izleyeceğiz.”
ESKİŞEHİR’İN ORTAK HAFIZASI SAHNEDE BULUŞACAK
“Eskişehir’in Hikâyesi”, bir kentin tarihini anlatırken aynı zamanda farklı dönemlerde bu topraklarda yaşayan insanların ve kültürlerin izlerini bir araya getirmeyi hedefliyor. Antik uygarlıklardan Anadolu’nun düşünce dünyasına, tarihsel mücadelelerden göçlerle şekillenen kültürel çeşitliliğe uzanan anlatı, Eskişehir’in ortak hafızasını dansla görünür kılacak.
Odunpazarı Belediyesi Halk Dansları Topluluğunun hazırlıklarını sürdürdüğü gösteride, tarihsel hikâyeler dans, müzik ve kostümler aracılığıyla yeniden hayat bulacak. Eskişehir’in geçmişini sahneye taşımayı amaçlayan proje, tamamlandığında kentin kültürel mirasını gelecek kuşaklara aktaran kalıcı bir sanat eseri olmayı hedefliyor.




