Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Harun Serpil ve YÖÇAD Başkanı Dr. Mete Kurtoğlu koordinatörlüğünde yükseköğretimdeki yenilikçi yaklaşımların ve dijital dönüşümün ele alındığı konferansa Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aras Bozkurt ve YÖÇAD Başkanı Dr. Mete Kurtoğlu başta olmak üzere çok sayıda kişi katılım gösterdi.
Rektör Yardımcısı Erdemir: "Yeni bir dünya düzeni yaklaşıyor, teknoloji sadece mühendislere bırakılamaz"
Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir yapay zekâ öncüsü şirketlerden Palantir’in yayımladığı manifestoya atıfta bulunarak sosyal bilimlerin dönüştürücü gücüne dikkat çekti: "Siyaset, sosyoloji, eğitim, din ve felsefeyi tartışırlar; çünkü yaklaşmakta olan yeni bir dünya düzeninden, bir nevi 'Kış geliyor' durumundan söz ediyorlar. Bu tablo bize gösteriyor ki teknoloji salt teknik bir mesele değildir ve yalnızca mühendislere bırakılamaz. Anadolu Üniversitesi olarak bizler de sosyal bilimlerin bu yeni gelişmelere ve geleceğe nasıl yön verebileceğini tartışmak ve katkı sunmak amacıyla Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültemizi ve Prof. Dr. Aras Bozkurt öncülüğünde Yapay Zekâ Araştırma Merkezimizi hayata geçirdik."
Prof. Dr. Diken: "Yükseköğretim araştırmaları eğitimin sürdürülebilirliğinde kritik bir evre"
Açılışta konuşan Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, uluslararası ve yerli katılımcıları Eskişehir’de ve Anadolu Üniversitesi kampüsünde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Yükseköğretim çalışmalarının eğitim bilimleri bağlamındaki önemine dikkat çeken Prof. Dr. Diken konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Yükseköğretim çalışmaları eğitsel bağlamda ele alındığında zaman zaman göz ardı edilebilen alanların başında geliyor. Oysa yaşam boyu eğitim ve sürdürülebilirlik zinciri içerisinde yükseköğretim oldukça kritik bir evreyi oluşturuyor. Bu alana çok daha fazla odaklanmak, kafa yormak ve kurumsal yapılanmalarla desteklemek gerekiyor. Yükseköğretimdeki kalite yönetim süreçlerinin işleyişinde, tüm paydaşlara dönük yapılan araştırmalar ve bu araştırmaların sahadaki yansımaları son derece kıymetlidir."
YÖÇAD Başkanı Kurtoğlu: "Yükseköğretim megatrendlerin merkezinde yer alıyor"
Açılış konuşmasında yükseköğretim araştırmalarının 1990’lardan bu yana yeniden yapılanma, küreselleşme ve sürdürülebilir kalkınma ekseninde sürekli dönüştüğünü belirten YÖÇAD Başkanı Kurtoğlu dünyayı belirsiz bir geleceğe sürükleyen megatrendlere vurgu yaptı: "Dünyayı belirsiz bir geleceğe iten megatrendler var; yapay zekâ, iklim değişikliği, demografik dönüşümler ve artan jeopolitik çatışmalar bunların başında geliyor. Bütün bunların merkezinde yükseköğretim için iki kritik soru ortaya çıkıyor: Üniversiteler kendini nasıl sürdürecek ve toplumların geleceğini nasıl hazırlayacak? Kongremizde politika ve yönetim ekseninde bu sorulara yanıt arıyoruz."
Prof. Dr. Bozkurt: "Yapay zekâ okuryazarlığı, onu ne zaman kullanmayacağını ilmektir"
Açılışın konuşmalarının ardından düzenlenen ilk davetli konuşma oturumunda ise Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aras Bozkurt, "Fifty Shades of AI" başlıklı sunumuyla yapay zekânın yükseköğretimdeki rolüne dikkat çekti. Yapay zekânın tarafsız bir teknoloji olmadığını, ağırlıklı olarak Batı verileriyle eğitildiği için belirli kültürel değerleri dayatma riski taşıdığını belirten Açıköğretim Fakültesi Dekanı Bozkurt değerlendirme mimarisinin insana özgü yöntemlerle yeniden tasarlanması gerektiğini vurguladı: "Yapay zekâ şirketlerinin otonomiden kâr sağladığı bir ortamda sistemin kendiliğinden düzelmesini bekleyemeyiz. Kişisel cihazları yasaklayamayız ya da insan gibi davranan bir ajanı salt gözetim yazılımlarıyla denetleyemeyiz. Çözüm sözlü savunmalar, canlı sunumlar ve Sokratik diyaloglar gibi sadece insanın tamamlayabileceği süreç odaklı değerlendirmelere dönmektir. Yapay zekâ okuryazarlığı sadece araçları ustaca kullanmak değil; onları ne zaman hiç kullanmayacağını bilmektir."
İlk davetli konuşmanın ardından konferans programı eş zamanlı oturumlarla devam etti. Anadolu Salonunda Aylin Çakıroğlu Çevik başkanlığında gerçekleştirilen “Micro-Credentials, Lifelong Learning and Learner Development” başlıklı oturumda mikro yeterlilikler, yaşam boyu öğrenme, kalite güvencesi, dijital tanınma ve sürdürülebilir kalkınma odaklı öğrenme yaklaşımları ele alındı. Nasreddin Hoca Salonunda Serap Emil başkanlığında gerçekleştirilen “Uluslararasılaşma ve Dönüşüm” başlıklı oturumda ise yükseköğretimde uluslararasılaşma, yükseköğretim kültürünün uluslararasılaşması, uluslararasılaşma sürecinde akademisyenlerin desteklenmesi ve uluslararası öğrencilerin akademik gelişimi gibi konular değerlendirildi.
10 Ekim’e kadar devam edecek
9. Uluslararası Yükseköğretim Çalışmaları Konferansı, 10 Ekim Cumartesi gününe kadar paralel oturumlar ile Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde devam edecek. Konferans kapsamında akademik özgürlükler ve üniversitelerin özerkliği, akademisyen ve öğrenci deneyimleri, bilim ve teknoloji politikaları, eğitim ve araştırmada dijitalleşme ve yapay zekâ, mikro-yeterlilikler ve esnek öğrenme, yükseköğretimin uluslararasılaşması, kalite güvencesi, etik ve değerler, erişim ve fırsat eşitliği gibi yükseköğretim alanının güncel gündemleri ele alınacak. Bunun yanı sıra sürdürülebilirlik, üniversite-kent ilişkileri, üniversite-sanayi ve özel sektör iş birlikleri, yeni nesil üniversite modelleri, yükseköğretim sistemleri ve yönetimi, finansman, yükseköğretimin misyonu ve geleceği ile lisansüstü eğitim, ruh sağlığı ve iyi oluş gibi farklı başlıklarda araştırma ve değerlendirmeler gerçekleştirilecek.



