Birleşmiş Milletler aklını mı kaçırdı?

İçişleri Bakanı Soylu, "Bir zamanlar yıllık 5 binli rakamlarla ifade edilen örgüte katılım sayısı 2018'de 136 kişi, bu yıl da şu ana kadar 101 kişidir." dedi.

Birleşmiş Milletler aklını mı kaçırdı?
banner127

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Avrupa Birliği (AB) desteğiyle Orta Doğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) ve TOBB Üniversitesi iş birliğinde yürütülen proje kapsamında bir otelde düzenlenen "Uluslararası Radikalleşme ve Aşırılık Sempozyumu"nda yaptığı konuşmada, teröristlerin kaçırdığı 13-14 yaşlarındaki kız çocuklarının cinsel istismarına maruz kaldıklarını anlatarak bu yaştaki çocukların anne sevgisine muhtaç olduklarını söyledi.

Teröristlerin bu eylemlerinin Birleşmiş Milletler tarafından da teyit edildiğini belirten Soylu, bugün şehirlerin PKK'dan tamamen temizlendiğini, kırsalda ise eleman sayılarının 600'ün altına indiğini ifade etti.

Doğu ve Güneydoğu'da yapılan yatırımlara değinen Soylu, şunları kaydetti:

"Bunun sonucunda örgüte katılım tarihin en düşük seviyesindedir. Bir zamanlar yıllık 5 binli rakamlarla ifade edilen örgüte katılım sayısı 2018'de 136 kişi, bu yıl da şu ana kadar 101 kişidir. Örgütün rakamlarında daha düşük. Bu konuyu da kendilerine dert ediniyorlar. Elebaşlarından bir tanesi, son bir haftadaki değerlendirmesinde güneyden yani Suriye civarından örgüte katılım alabiliyoruz ama kuzeyden Türkiye tarafından örgüte artık katılım alamıyoruz diyor."

Bakan Soylu, birey olarak dünyaya güzel izler bırakmanın da, kötü izler bırakmanın da kişinin kendisine bağlı olduğunu söyledi.

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında darbeciler tarafından derdest edilen Orgeneral Yaşar Güler'in, özel kalem müdürünün ihanetiyle ilgili ifadelerini hatırlatan Soylu, o gece F-16'larla Ankara'nın çeşitli noktalarını bombalayan FETÖ'cü eski pilotların, kültürlü insanlar olmalarına rağmen ilkokul mezunu bile olmayan örgüt elebaşına taptıklarını ifade etti.

FETÖ'cü darbecilerin, aynı masada oturup çalıştıkları arkadaşlarına silah çekmekten geri durmadıklarını anlatan Soylu, Türkiye'de canlı bomba eylemi gerçekleştiren ya da bunun öncesinde yakalananların büyük çoğunluğunun en az lise ve üniversite mezunu olduklarını ifade etti.

"Yaklaşık 15 gün nasıl motive olduğunu evinde izledik"

Bir kişiyi canlı bomba eylemcisi olması için hazırlayanların kullandığı yöntemlere değinen Soylu, "Biz bir tanesinin yaklaşık 15 gün nasıl motive olduğunu evinde izledik. Eğer kaçırsaydık Ankara'da hepimizin belki bir tarih olarak nitelendireceği bir eylemi gerçekleştirecekti. Ama motivasyon kaynağını, kendisini eyleme hazırlama biçimini ve bunu nasıl oluşturduğunu inanın, bu kadar işlerin içerisindeyiz, ürkerek takip ettik." dedi.

Teröristlere ait mağaralarda silah ve yaşam malzemelerinin yanı sıra dizüstü bilgisayar ve CD'lerin de ele geçirildiğini aktaran Bakan Soylu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Yakın zamanda DHKP-C terör örgütü ile ilgili hazırladığımız ve basında da çok yankı bulan bir dokümanı küresel arama motorunun akademik dosyaları paylaştığı siteye yüklemiştik. Hangi site olduğunu elbette anladınız, Google Akademik. Bakanlığın resmi hesabıydı. Doküman ilk haftada yüksek bir indirme sayısına ulaştı. İçinde yasadışı veya cinsel bir içerik de yoktu.
 Yaklaşık 6 ay önce tesadüfen farkettik ki Bakanlığımızın kendi resmi hesabındaki doküman silinmiş. Bize haber vermeden, herhangi bir uyarı yapmadan veya şikayet almadan. Bunun anlamı, bu küresel iletişim ağını kullanabilecek yetenekte, uluslararası ilişkileri sağlam adamları olduğudur.
"

PKK veya FETÖ'nün organizasyon modellerinde acemice atılmış hiçbir adım göremediklerini ifade eden Soylu, PKK'lı önemli bir kişinin itiraflarına dayalı bir belgeyi okuduğunda nasıl büyük bir tehdit, yüksek bir organizasyon ve tesadüfe bırakılmamış adımlarla karşı karşıya kalındığını gördüğünü söyledi.

HDP'nin seçildiği bir belediyedeki imar müdürünün dahi Kandil tarafından atandığına dikkati çeken Soylu, PKK yapılanmasının özelliklerinden bahsetti.

Bu yapılanmaların odağındaki kişilerin eğitim seviyelerinin yüksek olduğunu ifade eden Soylu, "Şiddet sistemi, terör yapıları, o insanları üniversitelerde eğitmiyor ama eğitimli insanları radikalleştirip kendisine köle yapabilecek bir bilgiyi barındırıyor." dedi.

Soylu, burada insanın neden ve nasıl radikalleştiğini sormak gerektiğini belirterek, bunun herhangi bir dinle ilgisi olmadığını söyledi.

"Dini inanışlar ve etnik köken üzerinden radikalizm tarifi yapmak doğru değil"

Bir kişinin radikalleşme sürecini anlatan Soylu, şunları kaydetti:

"Radikalizmi dini inanışlara ciro etmenin bir mantığı söz konusu değildir. Aynı şekilde etnik köken üzerinden de radikalizm tarifi yapmak doğru değildir. PKK kendisini meşruiyet alanı olarak Kürt kimliği üzerinden tanımlamaya çalışıyor. Maalesef Batı medeniyetinin de bugün bu yanılgıyı çok kez kullandığını görüyoruz, bilerek, isteyerek ve istismar ederek. Oysa biz Kürtlerle binlerce yıldır birlikte yaşıyoruz. Türkiye'nin her ilinde etnik köken araştırması yapsanız oldukça fazla oranda Kürt kimliğiyle karşılaşırsınız. Kabinemizde Kürt bakanlarımız vardır, akademi dünyamızda, iş ve sanat dünyamızda pek çok Kürt arkadaşımız, vatandaşımız vardır."

Göçle mücadele alanından bazı verileri de paylaşan Soylu, "Bu yıl şu ana kadar 145 bin Afgan göçmen yakaladık. Geçen yılın tamamı 101 bindi, bu yıl 200 binle bitecek. Bunların yaklaşık 60 bin kadarını Afganistan'a gönderdik." dedi.

Bakan Soylu, son 35 yıl içinde dünyadaki savaş, iç savaş, askeri darbe, mezhep savaşı veya işgal niteliğindeki bütün sıcak çatışmaların İslam coğrafyasında cereyan ettiğine işaret ederek "Dünya nüfusunun yüzde 22'sini oluşturan Müslümanların sıcak savaşla ilgili 'nasibi' maalesef yüzde 100'e ulaşmıştır." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin, terörün yanı sıra terörizmle de mücadele ettiğini aktaran Soylu, Doğu ve Güneydoğu'da bir süre öncesine kadar örgüt kontrolündeki belediyelerin örgüte eleman kazandırma ve lojistik merkez gibi kullanılması sonucu bölgede oluşturulan sosyal iklimin gençleri örgüte ittiğini anlattı.

"Birleşmiş Milletler aklını mı kaçırdı?"

"Mazlum Kobani" kod adlı Ferhat Abdi Şahin'in, Türkiye'nin Kırmızı Bültenle aradığı bir terörist olduğunu kaydeden Soylu, "Bu Birleşmiş Milletler, aklını mı kaçırdı, yitirdi mi? Aynı masada oturuyorlar ve onunla bir anlaşma imzalıyorlar. Çocuk teröristlerin bir daha PKK/PYD'ye alınmaması için. Bu kara bir lekedir. Hiç kimsenin de sesi çıkmadı. Bu anlaşmanın bir benzerini de Avrupa Birliği yaptı. Libya'daki çetecilerle anlaştı. Avrupa'ya düzensiz, kaçak göç gelmesin diye onlara her türlü muameleyi yapma ruhsatı yarattı. Kendini gelişmiş olarak niteleyen ülkelerin enayisi olmayız, insanlığın enayisi oluruz. Ona da enayilik denilmez, insanlık denir." diye konuştu.

Türkiye'nin, Suriye'de PKK/PYD'den temizlediği bölgelerde DEAŞ'ın ortaya çıkacağına ilişkin Avrupa ülkelerinin endişelerini anımsatan Soylu, "Hiçbir şey olmaz merak etmeyin. Biz gereğini yerine getiririz." dedi.

Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatları bölgesinin, tamamen emperyalizmin radikalleştirmek üzere üs bölgesi olarak seçtiği bölgeler olduğunu vurgulayan Soylu, "gezgin terörizm"in mucidinin Türkiye değil, Batı olduğunu kaydetti.

Doğu ve Güneydoğu'da yapılan yatırımlarla bölgedeki insanlara terörün gündemde olmadığı bir havayı tattırmalarının önemli olduğunu vurgulayan Soylu, insanların etnik köken üzerinden radikalleşmesini oluşturan o havayı dağıttıklarını ifade etti.

Soylu, "Biz Anadoluyuz" projesi kapsamında 55 bin çocuğun Batı illerine geziye götürüldüğünü ve PKK'nın bundan büyük rahatsızlık duyduğunu anlattı.

"PKK'nın insanları radikalleştirmesine sebep olacak zemini yok etmeye çalıştık"

Bakan Soylu, şöyle devam etti:

"Radikalleşen insanın izlediği aşama şudur, önce kendisini farklı görür sonra o farklılık üzerinden kendisine haksızlık yapıldığına ikna edilir, sonra da toplumdan ayrışır, radikalleşir ve radikalleştiği konuda mücadele etmeye başlar. İşte biz PKK noktasında bu yapıyı kırdık. Ülkenin doğusu ve batısında aynı yaşam standartlarını oluşturmaya ve bu sayede PKK'nın insanları radikalleştirmesine sebep olacak zemini yok etmeye çalıştık. Bu da 21. yüzyılın başından itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın politikalarıyla gerçekleşti."

Soylu, Yüksekova Havalimanı yapılırken 507 kez saldırı düzenlendiğini, PKK'nın siyasi kolu olan partinin o bölgede, havalimanını kullanmamaları için esnafa broşür dağıttığını anlattı. 

"Hiç kimse endişe etmesin, DEAŞ'ın da panzehiri Türkiye'dir." diyen Soylu, talimatları PKK ile aynı yerden alan DEAŞ'la göğüs göğüse çarpışan tek ülkenin Türkiye olduğunu dile getirdi.

Bakan Soylu, Barış Pınarı Harekatı başladığından bu yana bin 200 civarında havan mermisinin Türkiye sınırları içerisine düştüğünü, Zeytin Dalı Harekatı'nda bu sayının 200 olduğunu söyledi.

"Ortadoğu barışa kavuştuğunda dünya çok daha keyifli olacak"

Batı'nın bugüne kadar PYD/PKK'ya destek vererek ciddi hata yaptığını belirten Soylu, şunları kaydetti:

"İnşallah önümüzdeki süreçte bu hatadan vazgeçerler. Orta Doğu barışa kavuştuğu zaman inanın bu dünya çok daha keyifli bir yer haline gelecektir. Lütfen bizim bu coğrafyadaki tecrübemize itimat edin ve güvenin. Biz bu coğrafyada yaşıyoruz, gelecek nesillerimize böyle kötü bir miras bırakmayız. Gelecek nesillerimize terör koridoruna teslim olmuş bir Türkiye de asla bırakmayız. Bedeli ne olursa olsun."

Dünyayı daha güzel bir yer haline getirmek için egemen devletlerin birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade eden Bakan Soylu, buna yönelik temiz bir sayfa açmanın zamanı olduğunu belirtti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner101

banner25

banner26

banner104

banner34

banner17

banner22

banner18

banner20

banner102

banner30