Biber gazı yemişliğim bile var!

Eskişehirspor'un başarılı orta saha oyuncusu Furgan Polat İstikbal Gazetesinden Erkan Midilli'nin sorularını yanıtladı. EsGündem dergisinde yayınlanan röportajı sizler için derledik.

Biber gazı yemişliğim bile var!
banner127

Furgan Polat röportajında, "1997 yılında Samsun'un Vezirköprü ilçesinde dünyaya geldim. Futbola 10 yaşındayken Eskişehirspor altyapısında başladım. İlk antrenörüm Berkant Ongan'dı. Kendisinin bende özel bir yeri vardır. Bu yıla kadar altyapıda görev alan tüm antrenörle çalışma fırsatı buldum. Eskişehirspor'un bütün akademi takımlarında forma giydim.

A Takımda ilk olarak geçtiğimiz sezonlarda Büyükçekmece Tepecik ve Menemenspor ile oynanan Türkiye Kupası maçlarında forma giydim. Sağ olsun Samet Aybaba hocamız bana bu fırsatı vermişti. Çok az bir süre bile olsa o gururu yaşamak beni çok mutlu etmişti.

Daha sonraki yıllarda Alpay Özalan hocamız geldi ve sürekli A takımla idmanlara çıkmaya başladım. Samet Aybaba'dan ve sonrasında göreve gelen bütün hocalarımız ile çalıştım. A takımla idmanlara çıkıyor ya A takımda yedek bekliyor ya da U21 maçına çıkıyordum. Bu sezon öncesinde A takımla toplamda 7 maçta süre almıştım. Bu sezon 1 maç hariç tüm maçlarda görev aldım ve mücadele ettim.

Sezon öncesinde transfer yasağı kalkacak mı kalkmayacak mı tartışmaları vardı. Ancak biz gençler olarak forma savaşına hazırdık. Yasak kaldırılamayınca da görev bize düştü. Ben ve arkadaşlarım çıktık ve elimizden geleni yaptık. Arkadaşlık ve dostluk bakımından bir problem yok ancak puan durumunda bulunduğumuz konumu beğenmiyoruz.

İstanbulspor'u 1-0 gibi bir skor ile mağlup etmeyi başardık. Rabbim galibiyet golünü bana nasip etti. Golü kimin attığının pek önemli yok ama inanılmaz bir mutluluk yaşadım. Golü attım ve akışına bıraktım. Golü attıktan sonra ne yaptığıma dair bir fikrim yok. Televizyondan tekrarını izleyince bende kendime şaşırdım.

U20 Genç Milli Takımına çağırıldım. Fransa'da Maurice Revello Turnuvasında Milli forma ile mücadele ettim. Orada yarı finalde kaybedince üçüncülük maçına çıktık ve 3. olduk. Ben çok fazla süre alamadım ama o tecrübeyi yaşamak beni çok mutlu etti. Eskişehir'i orada temsil etmek bana ayrı bir gurur verdi. Milli formayı başka bir histi. İlerleyen zamanlarda daha da fazla milli formayı giymek isterim. Hedefim ileride A Milli Takım forması giymek.

Hakemlerin bize karşı tavırları  çok farklılık gösteriyor. İç saha maçlarında taraftarın vermiş olduğu baskı nedeniyle biraz daha toleranslı ama deplasman maçlarında aynı toleransı göremiyoruz. Tabi bu hakemden hakeme de değişen bir durum. Biz koca Eskişehirspor camiasını temsil etsek de hakemlerin bizi hala çocuk gözüyle baktığına inanıyorum.

Transfer yasağı kalkmayınca ligdeki tüm takımlar Eskişehirspor maçına 3 puan kesin gözüyle baktığını düşünüyorum. Ama biz sahada savaşarak bunu kırdığımıza inanıyorum. Gazişehir, Balıkesirspor, İstanbulspor ve Osmanlıspor maçları bunun en büyük örneği. Sezon başına göre biz artık onlara göre çok daha sert bir rakip olduğumuzu gösterdik.

Babamın Eskişehirspor'da yönetici olmasının bir faydasını görmedim. Kendisi benim her zaman yanımda. Sürekli bana destek veriyor. Yönetici değilken de bana aynı şekilde davranıyordu, yönetici oldu değişmedi. Benim en büyük destekçim babam diyebilirim.

Şu anda 12 puanımız var. Elazığspor ve Ümraniyespor maçını kazanabilirdik. Kazansaydık çok daha farklı puan hedefleri konuşabilirdik. 15-16 puanı minimum hedef olarak belirlemeliyiz. Toplayabildiğimiz kadar puan toplamak istiyoruz.

Devre arasında yasak kalkmazsa bizim için değişen bir şey olmayacak. Biz genç futbolcular olarak son maçın son düdüğüne kadar mücadelemize devam edeceğiz. Bu formanın ağırlığının ve öneminin farkındayız. Her geçen hafta daha da ileriye giden bir takımız. Yasak kalkarsa ben ligde kalabilecek potansiyele sahip olduğumuza inanıyorum.

Eskişehirspor'da ilk hedefim takım kaptanı olmak. İkinci hedefim Eskişehirspor'u süper lig'e çıkartan kadroda olmayı çok istiyorum. Bu takımla bir kupa kaldırmak benim için inanılmaz hedef. Süper Lig'e çıkalım da ben kaptan olmasam da olur. Sonra Eskişehirspor forması ile Avrupa kupası maçına çıkmak. Sonra Süper Lig'de şampiyonluk yaşamak. Daha sonra Avrupa takımlarına transferi düşünebilirim.

Takımda en iyi Mehmet Özcan ile anlaşıyorum. Çünkü kendisi oda arkadaşım. Tüm arkadaşlarımla çok iyi anlaşıyorum. Kimsenin kimseyle bir sıkıntısı yok. Benimde kimseyle anlaşamadığım bir konu yok.

Futbol içerisinde bakarsak Emre Belözoğlu'nu örnek alıyordum. Xavi,Inıesta ve Modric isimlerini örnek alıyorum. İdolüm Modric diyebilirim.

Eskişehirspor taraftarı gibisi bana göre bırakın Türkiye'yi, Dünya da yok. Şu zor durumda yaptıkları ortada. Tribün sevgisinin sadece tribünde maç izlemekten ibaret olmadığını herkese çok iyi gösteriyorlar. İnanılmaz projeler ve kampanyalara imzalar atıyorlar. Tüm maçlarımıza geliyorlar. Bizden hiç ümidi kesmeden bize destek veriyorlar. Bize hep pozitif anlamda katkıda bulunuyorlar. Sanki sahanın içerisinde bizimle beraber mücadele ediyorlar duygusu bende oluyor.

Bende koyu bir Eskişehirspor taraftarıyım. O tribünlerde unutulmaz anılarım var. Top toplayıcı olarak da görev alıyordum. Mesela Eskişehirspor - Marsilya maçında top toplayıcı olarak görev aldım. Sivasspor ile oynanan bir maçta Kızılcıklı tribünün olduğu bölgeye yakın bir yerdeyim ve hayatımda ilk kez biber gazı yemiştim.  Bunun gibi çok anılarım var ama artık tribünlerde böyle olaylar olmuyor. Hepsi hafızamda tatlı bir anı olarak yaşıyor. O tribünlerde çok maç izledim ve Eskişehirspor'a destek verdim" ifadelerini kullandı.

Güncelleme Tarihi: 01 Aralık 2018, 18:12
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner19

banner101

banner25

banner26

banner104

banner34

banner17

banner22

banner18

banner20

banner102

banner30